Hediye İnci Aman

Anadolumun dört bir yanında belki de binlerce öğretmen vardır fark yaratan. Zaman zaman şahit olduğumuz kimi zaman da işittiğimiz, okuduğumuz iyilikleri, güzellikleri ve yenilikleri olan binlerce öğretmen… Bir gün görüyoruz okulun duvarlarını boyuyorlar; öğrencileriyle okulu temizliyorlar. Bir gün birlikte ağaç dikiyorlar; yaprakların, çiçeklerin tozunu alıyorlar… Doğu Anadolu bölgemizde zor şartlarda görevini yapmaya çalışırken sponsor buluyor kendisine canı öğrencilerinin giyimlerini, kırtasiyelerini, müzik aletlerini ve daha bir çok eksiğini karşılıyor. Bu kadar güzellik paylaşılmasaydı nasıl haberimiz olacaktı. Nasıl ilham verecekti? Nasıl gönlümüzü, gözümüzü açıp farkındalık yaratacaktı?

İşte bu yüzdendir bu platforma yazmam. Belki biz de birilerine ilham veririz, kalbine dokunuruz ki çoğalsın güzellikler…

Canım oğlum Mustafa Efe’yi götürüyorum okula. Benim gözümde hala küçük ama… Nasıl olacak, nasıl yapacak, öğretmeni nasıl acaba diye düşünürken bir bayan görüyorum elinde kolunda kutular, süsler… Nalan Yavuz Öğretmen geliyor deniyor. Herkese selam veriyor… Sonra tek tek yeni öğrencilerini ismiyle çağırıp onlarla tanışıyor, süsleriyle şakalaşıyor, yanaklarından öpüp yerlerine kendisi oturtuyor. Çocuklar eğlenceden, sevinçten uçuyorlar. O gün anlıyorum ki gözüm arkada kalmayacak; çocuğum emin ellerde. Şimdi oğlum 3. sınıfta ve tüm kazanımlarını gün gün görüyorum öğretmenimiz sayesinde.

Seneler içerisinde daha iyi anlıyorum ki oğlumun hayatında çok büyük bir yeri var Nalan Öğretmenin. Bir çocuk için ilkokul öğretmeninin yeri bambaşka. Her yaptıkları projenin, faaliyetlerin, ders öğretme tekniklerinin bir kazanımı oluyor… Üçüncü sayfa haberlerini okumaktan, vurdu kırdı haberlerini dinleyip mafya dizilerini izlemekten paranoyaklaşan bir milletin böyle güzel işler yapan insanların haberlerine ihtiyacı var diye düşünüyorum.

Nalan Yavuz Öğretmenimiz ilk seneden önce öğrencilerini ziyarete gitti… Tek tek hepsine… Yaşadıkları yeri, kaldıkları odayı, çalıştıkları yeri, aile ortamını görmeden ilerleyemeyiz diye diye, biz ailelere de öğretmeye devam etti. Haklıydı biz veliler kendimizi düzeltmezsek nasıl olacak? Bazen tehdit edildi ama ilgilenmeye devam etti. Kimi zaman karışma sen diye tepki aldı ama yılmadı; nasıl bu çocuğumu daha ileriye götürebilirim bu aile rağmen diye çözüm aradı.

Büyükleri saygıyı hatırlattı tekrar. Huzurevine ellerinde hediyeleri ile beraber ziyarete götürdü çocuklarını. Oradaki yaşlılarla sohbet ettiler, ellerini öpüp hediyelerini verdiler. Bu arada yatalak ve zor durumda olan yaşlıları ve onlara nasıl sabırla bakıldığını da gördüler.

Sokak hayvanları için her hafta 1 TL toplayarak onlara mama aldılar. Yoldan geçerken elleriyle beslediler. Benim kediden çekinen oğlum şimdi onlara nasıl yaklaşması gerektiğini biliyor.

Okulda kütüphane yoktu! Kollarını sıvadı… Velilerimizle ve çocuklarla birlikte banklarını yaptılar, boyadılar hazırladılar sonra kitaplığı kitaplarla doldurdular.

İlk seneler bilemedik kendisine hediye aldık… Bana bunlarla gelmeyin dedi. Bağış yapalım, başka şeyler düşünelim dedi. Sayesinde bu sene Tema vakfına sınıftaki öğrenci sayısı kadar Öğretmenimiz ve 3 / C sınıfı adına bağışta bulunduk.

Her sene klasikleşen Çanakkale Gecesi’ni öğretmenlerimizle organize etti. Çocukları o ruha bürüdü şiirlerde, oratoryolarda… Velilerle el ele kırık buğday çorbası pişirdi. Açlık, yokluk çeken Mehmetçiklerimizin yiyecek aşı kalmayınca yaşadıklarını anlattı bir bir…

Bu sene sabah grubunda çocuklar… Onlara sporu sevdirmek için ilk ders ısınma ve spor hareketleri yaptırarak güne başlattı ta ki kış şartları bastırana kadar.

Her çocuğunu (çocuğunu diyorum çünkü o sevgiyle sarmalıyor onları) ayrı ayrı takip edip sorunlarını, ihtiyaçlarını çözmeye çalıştı. Üşüdüklerini görünce kucakladı, sarmaladı, ellerini ısıttı ceplerinde. Terli terli yanaklarından öptü, düşüp dizlerini parçaladığında ilk yardımını yaptı, yaparken öğretti…

Sıraları küme yaptırdı grup çalışması için. Ama her sabah girişte o sıralar küme oldu, her çıkışta o sıralar tekrar düz dizildi diğer şube için sınıf annelerimizle… Kim uğraşacak demedi.

Şimdi devam ediyor. Diyor ki hadi görme engelliler için çocuklara kitap okutalım, kaydedelim… Hadi yürüme engelliler için bir araya gelip sandalye alalım…

Bazen yoruldu… Yüzünden anlaşılıyordu. Ama yine de ertesi güne yeniden güler yüzle geldi.

Herkesin hayatında ilk öğretmeninin yeri ayrıdır. Herkesin hikayesi değerlidir. Bu da bizim hikayemizden kareler. Daha nice projelerin, faydaların olduğu yıllara adım atmak dileğiyle. Herkes elinden gelenin en iyisini yapsa bu Ülkemin sırtı yere gelmez zaten…

Bize paylaşmak için bu fırsatı verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.

 

Hediye İnci AMAN

Mustafa Efe Aman’ın Annesi

Sevgilerle…

 

Hediye İnci Aman, Reklam ve Tasarım

Fark yaratan öğretmeni: Nalan Yavuz , Mehmet Kemal Dedeman İlköğretim Okulu , Antalya / Kepez

img-20171124-wa0070