Varol Eyüboğlu

Merhaba ben Varol Eyüboğlu okul psikolojik danışmanıyım. Sizlerle fark yarattığını düşündüğüm bir çalışmamı paylaşmak istiyorum. 3 sene görev yaptığım Van ili Tuşba ilçesi Hıdır Köyü’nde çalışırken 8. sınıf öğrencilerime Van’da nerelere gittiklerini ve başka hangi şehirleri gördüklerini sorduğumda birkaç öğrencim dışında hemen hemen hepsinin 12-13 yıllık hayatının köy sınırları içerisinde hayvan bakarak, tarlada çalışarak ve okula gidip gelerek geçtiğini öğrendim. İçlerinde Van merkezi gören öğrenci sayısı bile çok azdı. Ben onların köy dışında bambaşka bir dünyanın var olduğunu görmelerini istedim.

Neler yapabileceğimi düşündüm ve öğrencilerimi İstanbul’a götürebilirsem bunun onlar için çok faydalı bir tecrübe olacağına kanaat getirdim. Hem kalabalıklar içerisinde şehir yaşamına dahil olup sosyalleşerek hem de İstanbul’un tarihi ve doğal güzelliklerini görerek ufuklarının açılmasını sağlayabilirdim. Bu fikrimi öğrencilerimle paylaştığımda o an yaşadıkları heyecan adeta gözlerinden okunuyordu. Projemi gerçekleştirebilmek için ekonomik desteğe ihtiyacım vardı. Mail attığım resmi kurumlardan destek bulamadım ama yakın çevremden ve Facebook üzerinden yardım çağrılarıma kısa sürede olumlu geri dönüşler alarak somut adımlar atmaya başladım. Projenin prosedür kısmını da tamamladıktan sonra okuldaki öğretmen arkadaşlar ile seçtiğimiz ve ailelerinden izin alabildiğimiz iki kız iki erkek dört öğrenciyi TEOG’dan sonra İstanbul’a götürdüm. Daha fazla öğrenci götürmek isterdim ama bu kadarına imkan bulabildim. Peki neler yaptık İstanbul’da? Tabiri caizse öğrencilerimle 9 günde İstanbul’un altını üstüne getirdik. Köyde araba ve traktör dışında başka bir araca binmeyen öğrencilerimle Marmaray, fünükü, tramvay, sandal, teleferik, vapur gibi ne kadar ulaşım aracı varsa hepsine bindik hatta o da birşey mi Van’dan İstanbul’a uçakla geldik uçakla döndük. İstanbul’da gezilip görülecek ne kadar saray, müze, cami, park, bahçe varsa birçoğunu gezdik gördük. Yeri geldi konsere gittik kendimizden geçtik yeri geldi bowling salonunda devirmedik labut bırakmadık yeri geldi Beyoğlu’nun ara sokaklarında kaybolduk. Kendimizi Beşiktaş-Fenerbahçe maçında bulduğumuz da oldu okulumuzun öğretmenlerinin düğününde halay başı olduğumuz da. Sosyetik mekanlarda ünlülerle karşılaşıp yemek de yedik, marketten malzeme alıp evde menemen yapmasını da bildik. İstiklal’de sokak müziği yapanları dinledik yetmedi tramvayda gitar çalıp alkış topladık. Vialand’da Roller Coaster’de nefesimizi tuttuk, martılar attığımız simitleri havada kapınca mutlu olduk. Pierre Loti, Aya Yorgi, Gülhane, Galata, Yerebatan, sevgi, emek, mutluluk,  anılar, çocuklar, hayaller, tebessüm ve güzel olan herşey… Onlar için hayal olan bu eylemlerin hepsini 9 günde gerçekleştirebildik adeta hayallere dokunduk. Bütün bunları gerçekleştirirken de gerek okulumuzun öğretmenleri gerekse proje henüz fikir aşamasındayken destek veren koca yürekli yardımseverler bizi İstanbul’da bir gün bile yalnız bırakmadılar. Bir kere daha hepsine teker teker teşekkür ediyorum.

Bu yazıyı sizlere vatani görevimi yaparken yazdım ve yazımı bir müjde ile noktalamak istiyorum: Ben yanlarında olamayacağım ama “100 Köy Çocuğu Avrupa Yolunda” adlı AB Projesi’nde Hıdır Köyü’nün adı projede yer alacak okullardan birisi olarak yazılmış. Köyün kapısı bir kere aralandı artık bizim çocukları kimse tutamaz, sevgi ve saygılarımla…

 

Varol Eyüboğlu, Psikolojik Danışman

Fark yaratan öğretmeni: Varol Eyüboğlu , Hıdır Ortaokulu , Van/Tuşba