NADİDE PARLAK

Bir çocuğun elini tutan, zihnini açan, onun minik kalbine dokunan, onu umutla, sabırla geleceğe hazırlayan fedakar kişidir öğretmen. Küçük zihinleri şekillendirmek için kocaman bir yüreğe sahiptir. İşte o kocaman yürekli öğretmenlerden birisidir  kızım Ecrin Ay Parlak’ın öğretmeni NALAN YAVUZ.

Fedakar, dürüst, çalışkan, merhametli, mesleğine tutkuyla bağlı, öğrenme ve öğretme aşkı ile her daim öğrenci, çocuklarına olan bitmez tükenmez sevgisi ile anlatmaya kelimelerin kifayetsiz kaldığı daha bir çok özelliği ile kanatsız bir melektir Nalan öğretmen.

Biz bu dört yıllık ilkokul süreci içerisinde neler yapmadık ki… Neleri birlikte başarmadık ki.. Öyle güzel ve anlamlı projeler çıktı ki ortaya. Hepsi de çocuklarımızı daha duyarlı, daha sevecen olarak yetiştirmeyi amaçlayan, büyük emek, sabır ve özveri isteyen sosyal sorumluluk projeleri.

– Bu topraklarda umudu çocuklar yeşertir diyerek çıktığımız yolda “ Lösemiye Karşı 1’iz “ dedik 4-C ailesi olarak. 2 yıldır üzerinde çalıştığımız bir projeydi bu. Amacımız lösemi ile mücadele eden minik yüreklere bu zor süreçte destek olmak, yanlarında olduğumuzu hissettirmek ve çocuklarımıza manevî duygular kazandırmaktı. Biz 4-C sınıfı olarak öğretmeni, öğrencisi, velisi tek yürek gönül gönüle , el ele bu çocuklara umut olabilmek adına kermesler düzenledik. Elde ettiğimiz gelir ile lösemili çocuklarımıza bağışta bulunacağız. Her çocuğun gülmeye, yaşama sımsıkı sarılmaya, çocukluğunu doya doya yaşamaya hakkı vardır. Bu minik yüreklerin yüzünde küçücük bir gülümsemeye, onlara umut olmaya, hastane odası dışına çıkamayan çocukluklarını bir nebze de olsa yaşayabilmeleri için yanlarında olduğumuzu hissettirmek istedik. Onlara acılarını unutturmak, moral olabilmek, yüzlerindeki ufak bir tebessüme şahit olmak paha biçilemezdir.

– Vatanımızın kahraman bekçileri olan Mehmetçiklerimizi de unutmadık projelerimizde. ”Askerimizin Ayağı Üşümesin” diyerek Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında Afrin, Hakkari/ Çukurca, Gaziantep Askeri Birlikleri’nde vatani görevini yapan Mehmetçiklerimize 6.000 çift çorap gönderdik. Arta kalan 2.865 TL Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı’na okulumuz adına bağışlanmıştır. Çocuklarımız asker abilerine güç vermek, yanlarında olduklarını hissettirmek adına moral mektubu yazdılar. O küçük yüreklerden duygu dolu sözler döküldü satırlara.

– “Kalbimdesin Bayrağım” diyerek bayrağımızı sahip olduğu en değerli yerde kalbimizin üstünde taşıdığımızı hissettirmek amacıyla gerçekleştirdik projemizi. Bayrak bir ulusun bağımsızlığını temsil eder. Milleti millet yapan bir arada tutan değerlerin başında ay yıldızlı bayrağımız gelir. Bu bilinci çocuklarımıza bu güzel proje ile aşıladık.

– Çanakkale Cumhuriyet’in aydınlık geleceğine atılan en büyük adımdır. Bu ruhu yaşamak ve yaşatmak adına her yıl 18 Mart gecesi ‘ Çanakkale Kırık Buğday Gecesi” etkinliğini gerçekleştiriyoruz. Bu gecenin anlamına uygun olarak askerlerimizin şehit olmadan önce içtiği son çorba olan kırık buğday çorbasını dağıtarak aziz şehitlerimizi anıyor ve ruhlarına dualar okutuyoruz. Çocuklarımıza vatan – bayrak ruhunu aşılayarak, onlara bu vatan toprağının ne kadar zor şartlarda kazanıldığını şiir dinletisi ve oratoryolarla yaşatıyoruz.

En büyük engel sevgisizliktir diyerek ‘ Sevgi Tüm Engelleri Aşar’ dedik. Çocuklarımızın harçlıklarını biriktirip ihtiyaç sahiplerine 5 tane tekerlekli sandalye bağışında bulundular.

– Her atık çöp değildir diyerek ‘ Kendi Oyuncağını Kendi Yap ‘ projesi ile çocuklarımız doğaya katkıda bulunmak amacıyla geri dönüştürmeyi öğrendiler.

– Onlar bize emanet diyerek ‘ Sokaktaki Canlarımız ‘ projemiz ile sokak hayvanlarını besleyerek, onların da yaşamasını, bu dünyada onların da yaşama hakkı olduğunu hissettirdik çocuklarımıza.

– Gölgesinde hayat bulduğumuz koca çınarlara ‘ Gönüllü Torun’ oldu çocuklarımız. Yaşlılarımızı ziyaret ederek onların yalnız olmadığını, insanın sevgiye her daim ihtiyacı olduğunu anlattık çocuklarımıza.

– Türkiye çöl olmasın diye yola çıktık ve çocuklarımızla birlikte büyüsün diyerek vatan toprağına dikilmek üzere Tema Vakfına fidan bağışında bulunduk.

Emeğin, özverinin, başarmanın, birlik olmanın, yardımlaşmanın sonucunda böyle güzellikler çıktı ortaya. Öğretmenlik sadece okuma yazma öğretmek; dersi sadece ders saatleri  içine hapsetmek değildir. Önemli olan manevi duygular aşılamak, insan olabilmenin farkını anlatmak ve onların yüreklerine dokunabilmektir. Hayatı, duyarlılığı, empati kurmayı, diğer canlılara ve doğaya sevgiyi o minik kalplere aşılayabilmektir.

Bütün bu projelerimizde Nalan öğretmenin emeği, hakkı çok büyüktür. Çocuklarımıza kattığı tüm değerler ve güzellikler için sonsuz teşekkürler.Böyle fedakar, eli öpülesi öğretmenlerin önünde saygıyla bir kez daha eğiliyorum.

Böyle işini severek, layıkıyla yapan değerli öğretmenlere güzel ülkemin ihtiyacı var.

Ne mutlu yolu Nalan öğretmene çıkan, onun öğrencisi olarak eğitim hayatına başlayan, onun sihirli dokunuşları ile hayata adım atan öğrencilere…


Nadide PARLAK, Ev Hanımı