AKIN ÖZKAN

2002-2003 eğitim-öğretim yılı Plevne Lisesi hazırlık sınıfındayım… İlk İngilizce sözcüğünü altıncı sınıfta öğrenmiş ve ilerleyen iki senede üzerine pek bir şey koyamayan bir öğrenci olarak ailemin zoruyla yabancı dil ağırlıklı bir liseye kaydoldum. Sonrasında başlıyor kelimeleri telaffuz edemememeler ve ben hata yapınca sanki bütün sınıfın benimle dalga geçeceği özgüvensizliği… İlk bir ay boyunca da öğretmenimiz doğum izninde olduğu için sadece seçmeli İngilizce dersimiz var. On altı saat ise boş geçiyor. İngilizce anlamında liseye de geldiğim gibi gidiyorum yani. Okullar açıldıktan bir ay kadar sonra Esra Seymen Demiroğlu ile tanıştık ve tam da o noktada başladı İngilizce serüvenim. Önce yabancı dili sevdirdi bize, sonrasında ise İngilizce konuşmanın kalp çarpıntısı yaratacak kadar sıkıntılı bir eylem olmadığını gösterdi. Ben ve benim gibi birkaç arkadaşım daha birinci sınıfa gelmeden ikinci sınıfın başında yapacağımız alan seçimine hemen karar verdik, üstelik bu kez “Kim Milyoner Olmak İster”deki gibi ‘seyircilere sormak istiyorum’ yahut ‘telefonla danışmak istiyorum’ jokerlerimizi kullanmadan kendimiz karar verdik bu duruma. Esra Hocam, o özgüveni vermişti çünkü bize. Ne İngilizce’den korkuyorduk ne de İngilizce konuşmaktan. Esra Hocam bizim okuldan ayrıldı sonra, onun gibi bir öğretmenden yalnızca birkaç ay eğitim alabildik yani. İkinci sınıfta dil bölümüne ilk başladığımızda ise İngilizce öğretmenimiz Altınay Yaşar Bekar olmuştu. Okulda dersine giren bütün öğrencilerin çok sevdiği ve bilhassa kız öğrencilerin imrendiği kişi. Esra Seymen Demiroğlu ile başlayıp yarım kalan İngilizce serüvenimi Altınay Yaşar Bekar’la tamamlayacağıma bu kez emindim. Liseye geldiğimde ‘he’ ile ‘she’yi bile birbirine karıştırıyordum, bir defasında babamdan bahsederken ‘she’ kullandım diye arkadaşlar bana gülmüş, babama karşı da içten içe mahçup olmuştum. Şimdi ise onunla birlikte İngilizce sohbet edebiliyorduk. Onuncu sınıfın sonunda ise Altınay Hocam ayrıldı okulumuzdan, hatta öğretmenlik mesleğini bıraktı. Artık nasıl öğrenciler olduğumuzu varın siz düşünün. Şaka bir yana, Altınay Hocam kendisine verdiği sözü tutarak öğretmenlik mesleğini sadece beş yıl yaparak bize veda etti. Yine bir ayrılık ve yine yarım kalan İngilizce serüvenim… Ama öyle olmadı, bu kez yarım kalmadı İngilizce serüvenim, lisede son yılımda İngilizce öğretmenlerim Burcu Çobanoğlu Kaya ve Gökay Gülönü’nün de desteğiyle Uludağ Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü kazandım ve 2010 yılından beri de Dede Korkut İlkokulu’nda İngilizce öğretmenliği yapıyorum. Hatta bu sene İngilizce Öğretmeni olacak öğrencilerim bile var. Ne mutlu bana ki bu bayrak yarışında bayrağı çok özel iki insandan aldım ve şimdilerde o bayrağı çok güzel evlatlarıma gururla taşıyorum. Canım öğretmenlerim, iyi ki varsınız… Günümüz kutlu olsun.

 

Akın Özkan, İngilizce Öğretmeni

 

Fark yaratan öğretmeni: Esra Seymen Demiroğlu ve Altınay Bekar , Plevne Süper Lisesi , Gaziosmanpaşa